eğitim.gif?fit=220%2C288

Eğitime Bakış Açımız Nasıl Olmalı?


Bu yazımda eğitimin önemi, eğitimcinin denetlenmesi ve izlenmesi gereken planlamalara dair birkaç değerlendirmede bulunacağım. Bu konuya özellikle eğilmemin sebebi, çağımızın çokça gerisinde kalmamız ve bu durumun çok erken bir zamanda yapısal reformlarla aşılması gereğindendir.

Eğitim; zihninde ve kalbinde sağlıklı fikirlere sahip ve toplumu ileriye götürecek, temel insanlık ahlakına sahip, kendisine ve çevresine katkılı, doğaya karşı sorumluluklarını bilen, mesleki alanda entelektüel donanıma sahip nesiller yetiştiren sistemler bütünüdür.  

Türkiye’de Eğitim Nasıl? 

Hepimizin aşinası olduğu bir hususa vurgu yapmak istiyorum. Okuduğumuz okullarda bulunduğumuz döneme ait bir adlandırma görürüz. Örnek olarak; 2018 – 2019 Eğitim Öğretim Yılı. Öğretim, bazı münferit kurumlar dışında, asgari beklentinin pek altındadır. Yukarıda vurguladığım mesleki entelektüel gelişim açısından mühendislik, matematik, edebiyat, tarih vb. alanların öğretimi, elbette ki önemsenecek alanlardır. Peki ya eğitim? Yani ahlak, sorumluluk, disiplin, planlama, analiz, çözüm odaklı olma.

Türkiye’de bu iki kavram arasında en rağbet görenin öğretim olduğunu biliyoruz, hatta yaşıyoruz. Dağları, ovaları, savaşları harfi harfine öğreniyoruz, daha doğrusu ezberliyoruz. Fakat, eğitim olarak ne ediniyoruz? Öğretmenlerimiz, hatta Milli Eğitim Bakanlığı’mız bize bu hususta ne sunuyor? Münferit idealist bazı öğretmenler dışında koca bir hiç. Ezber bilgi dolu robotlar yetiştirirken, evrensel değerlere sahip hatrı sayılır bir nesil yetişemiyoruz.

Ahlak sahibi düşünen ve üreten bir nesil mi, yoksa ezber bilgi dolu sıradan bir nesil mi yetiştirmeliyiz?

Düşünen, sorgulayan, üreten bir nesil; toplumun en büyük güvencesidir. Eleştirel olarak yetiştireceğimiz nesiller; her şeyden önce akla inanır ve bunun gereğini yapar. Bilgiye yüzeysel değil, derin bakar. Böylece kendisini, çevresini, yaşadığı toplumu aydınlık içerisinde inşa edebilir.

Sadece öğretim odaklı müfredat değil, öğretimin yanında eğitimin de vurgulandığı bir müfredat.

Müfredatlarımız, görülen o ki içerik olarak öğretim odaklıdır. Eğitime olan vurgu, son derece kısıtlı ve alakasızdır. Unutmayalım ki bir öğrenci, çok iyi bir matematik bilebilir. Fakat, eğitim başlığı altında topladığımız ahlak, sorumluluk, disiplin gibi öğretiler olmaz ise hayatın içerisinde yer alması imkansıza yakındır. Bu kavramlar, sadece derslerde öğretmenlerimizin ara ara verdikleri öğüt değil, direkt müfredatın başlıkları olmalıdır.

Denetlenen Öğretici

Ülkemizde öğretmenlerimiz atandıktan sonra maalesef ki denetlenmiyorlar. Bizler biliyoruz ki öğretmenlik: “Öğrenme kavramının devam ettiği bir süreçtir.” Öğretmenler, sıkı bir denetim mekanizma içerisinde, günümüz çağının yeniliklerine adapte edilmelidir. Maalesef ülkemizde denebilir ki öğretmenlerimiz, eski tas ile yeni hamamda yıkanmayı pek seviyorlar. Kalıba oturmuş, aynı hususları yıllardır anlatan ve bilimsel, güncel verilerden uzak bir memurlar kitlesidir. Bu eksiklik, güncel teknolojik gelişmelerden verilerin bulunduğu planlı, düzenli konferanslar ve eğitici süreçler ile giderilebilir. Unutmamalıyız ki nesil yetiştirici kişiler, entelektüel gelişime sahip, her gün kendini yenileyen, bilginin değişebilirliğinin farkında olup, yetiştirdiği nesile de bunu adapte edebilen bir rehber olmalıdır. Devletin de üstüne düşen ilgili resmi kurumlar ile öğretmeni, öğrenme sürecine, yani daha anlaşılır şekilde söylemek gerekirse öğrenme kavramının atanınca bitmediğine dair eğitsel sürece almaları faydalı olur kanaatindeyim.

Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerinin daha aydınlatıcı olacağını düşünerek eklemek isterim: “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.”

Ezber bilgiyi veren yetiştirici değil, öğrenciye bilgiyi ürettirebilecek yetiştirici!

Günümüz teknolojisine bakarsak -doğru olmayan kaynaklar dışında- okullarda, özellikle sosyal derslerimizde öğrencilerimizin ulaşamayacağı bilgi sanal ortamda neredeyse yok. Bu dersler için makaleler, ansiklopediler, kitaplar ve bazı internet dökümleri ulaşılabilir durumda. Çünkü çağımız, bilgiye kolayca ulaşabileceğimiz bir çağdır. Bu hususta öğretmenlerimiz ezber dayatması yapmak yerine yaklaşım, düşünce üretimi, fikirsel sorgulama ve tartışma yetilerini arttırabilir ise öğrenciler, daha donanımlı ve sorguladıkça gerçeği ortaya çıkarma ve hakkında yorum yapabilme yetisine sahip olacaktır. Sözgelimi sınav için ve deftere not almak için verilen bilgiler, sınav sonrası ve okul sonrası unutulan bilgilerdir. Keza öğrenciler bu bilgilere teknolojik araçlar ile de ulaşabilirler. Tartışma ortamının yaratılması, yanlış söylense dahi öğrencilerin yorum yapabilme yetkinliklerinin desteklenmesi ve teşviklenmesinin nesil inşasında, bizlere daha pozitif sonuçlar yaratacaktır kanaatindeyim. Düşünen ve eleştirebilen neslin, yanlışlanmaya ve bilginin peşinde usanmadan koşmaya daha aç olacağını düşünüyorum. Öğretmenin verdiği bilgiye tapan ve onu ilahlaştıran değil, gerektiğinde o bilgiye karşı çıkabilen ve tezleriyle savunan bir nesil, dünyaya ve insanlığa daha faydalı olacaktır.

Sonuç

Kanaatimce ülkemizde ki bu geri kalmışlığın en önce sebebi eğitim kavramına, öğretim kavramı kadar önem vermemizden kaynaklıdır. Nesil, ne kadar ahlaklı ve sorumluluk sahibi olursa kendini ve toplumu geliştirmesi her anlamda o kadar pozitif olur. Elbette ki öğretime verilmesi gereken değer, eğitimden az olmamalıdır. Fakat, eğitim kavramı da bu kadar örselenmemeli ve önemsiz olmamalıdır. Ne kadar sorumluluk ve disiplin sahibi öğrenci yetiştirirsek, öğretilerimizin de o kadar kıymetli ve hafızalarda kalıcı olacağı düşüncesindeyim. Her şeyden önce yetiştirilmesi hedeflenen kişiler, dünyaca kabul edilmiş değerlere sahip, kendisinden ayrı olarak da çevre bilinci içerisinde olan ve bu değerlerin her şeyden daha fazla kıymetli olduğunun farkında olan kişiler olmalıdır. İşin özü ahlaki değerlerin yüklenmediği her insan, karşımıza bilgilendirilmiş canavar olmaktan başka bir şekilde çıkmaz. Öğretmenlere ve bağlı olunan kurumlara düşen görev, bu hususların DENETLENEBİLİRLİĞİNİ sağlamaktır.

 

 

 

  

 


Feyyaz Dinçer

Senin Tepkin ne?

MUTLU MUTLU
0
MUTLU
ŞAŞKIN ŞAŞKIN
1
ŞAŞKIN
ÜZGÜN ÜZGÜN
0
ÜZGÜN
HAVALI HAVALI
0
HAVALI
KALP KALP
0
KALP
DÜŞÜNEN DÜŞÜNEN
0
DÜŞÜNEN

0 Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: