Dildeki Cinsiyet Ayrımcılığı


Dildeki Cinsiyetçilik 

Dil, insanın kendini ifade edebilmesi için en önemli olgudur. Cinsiyetçilik ise cinsiyete dayalı ön yargı ve ayrımcılıktır. Herhangi bir yazıda veya söylemde karşındaki insanın cinsiyeti yüzünden yapılmış olan her türlü negatif söylem, cinsiyetçi nefret söylemine girer. Hayatımızı şekillendiren dilin cinsiyetçi söylemlerle nasıl ayrımcılığa yol açtığına bakacağız. Kimi zaman düşüncesizce ve iyi niyetle kurulan cümleler bile ayrımcılık, yaftalamalar ve ön yargılarla dolu olabiliyor. 

“Adam akıllı”, “adam gibi”, “adam ol”, “sözünün eri”, “adamın dibi”, “erkek sözü”, “adamsın”…

Bir işi “adam gibi” yapmak layıkıyla yapmayı ifade ederken; “kız gibi” yapmak, eksik ve düzgün olmadığı anlamında kullanılıyor. “İnsan ol” demek yerine “adam ol”, insanlığa sığmayan yerine “erkekliğe sığmayan” , doğru düzgün yerine “adam akıllı” deniliyor. Belki de hiç farkında olmadan kullanılan, gündelik dilde çokça rastlanan bu sözler cinsiyet ayrımcılığına yol açıyor. 

“Karı gibi”, “etek giydirmek”

Bu gibi karşı tarafa hakaret etmek için söylenen sözlerde de dildeki ayrımcılık sonuna kadar kendini hissettiriyor. Karşı tarafa hakaret edildiği düşünülerek söylenen bu sözlerin muhatabından çok kadınları hedef aldığı ise göz ardı ediliyor. 

“Bilim adamı”,”iş adamı”,”ev hanımı”,”kadın işi”, “erkek işi”,”kadın dediğin”, “erkekler ağlamaz”…

Sınırları belirleyen,kadını ve erkeği konumlandıran bu sözlerle cinsiyetlerin yeri net çizgiler ve belirli sıfatlarla belirleniyor. Kadından şoför olmaz, kadından inşaat mühendisi olmaz gibi kalıp yargılar, yine aynı sınırlandırıcı ve ayrımcı dil kullanılıyor. 

“Saçı uzun aklı kısa”, “kızını dövmeyen dizini döver”, “elinin hamuruyla erkek işine karışmak”

Atasözlerinde ve deyimlerde de cinsiyet ayrımcılığı kendini gösteriyor. Bu gibi sözler kadını aşağılamakla kalmıyor bir de şiddeti dile yerleştiriyor. 

Cinsiyetçi söylemler pek çok dilde var. Örneğin İngilizce’deki “history” (tarih) kelimesi “he story” kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Tarih, erkeğin hikayesiyle sınırlandırılırken kadın yok sayılıyor. 

Bayan değil kadın!

Öncelikle bilmeliyiz ki kadın ve erkek kelimeleri yalnızca cinsiyet belirtme ifadeleridir. Bay ve bayan kelimeleri ise cinsiyet belirtmek gerekmeyen durumlarda birine hitap etmek için kullanılır. Fakat nasıl ki erkeklere bay diye hitap etmek abes geliyorsa kadınlara bayan demek de abes kaçıyor. 

Cinsiyet belirtmek gereken durumlarda bayan demek yerine kadın demek; örneğin “bayanlar futbol takımı” yerine “kadınlar futbol takımı”. Birine seslenmeniz gerektiği durumlarda bu kelimeyi kullanabilirsiniz ama yine de “bayan” yerine hanımefendiyi kullanmanızda fayda var. “Bayan bakar mısınız?” demek yerine “hanımefendi bakar mısınız?” demek daha yerinde olacaktır. 

Kullandığımız söylemin düşünceyi değiştirebilme ve dönüştürebilme gücü ele alındığında görüyoruz ki; dilimizde başlayan ön yargı ve ayrımcılık içeren sözler hayatımıza yansıyor. Ön yargıyı ve ayrımcılığı hayatımızdan çıkarmak için öncelikle dilimizden çıkartmalıyız. Yukarıdaki gibi pek çok sözcüğü bazen farkında olmadan kullansak da bundan sonra ağzımızdan çıkan sözleri tekrar düşünerek eşit ve ayrımcı olmayan kelimelere yer vererek kalıplaşmış ayrımcılığı ve ön yargıyı kırabiliriz. 

 


Beritan Aydoğdu

Senin Tepkin ne?

MUTLU MUTLU
0
MUTLU
ŞAŞKIN ŞAŞKIN
1
ŞAŞKIN
ÜZGÜN ÜZGÜN
0
ÜZGÜN
HAVALI HAVALI
0
HAVALI
KALP KALP
4
KALP
DÜŞÜNEN DÜŞÜNEN
2
DÜŞÜNEN

0 Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: